(İHA) - İhlas Haber Ajansı | Haber Girişi: 15.02.2019 - 23:34, Güncelleme: 15.02.2019 - 23:34

Sizin hiç bakkalınız öldü mü?

 

Sizin hiç bakkalınız öldü mü?

Paramız olmasa da -sonra vereyim diyerek alışveriş yapabileceğimiz, Oğlum gelince alacak diye Evimizin anahtarını, eşim gelince alacak diye çantamızı tereddütsüz bir güvenle bırakabildiğimiz yer..
Büyük hamam’a giderken tam köşede, ürünlerin barkodla okunmadığı, tekerlekli alışveriş sepetlerinin olmadığı, ama peynirden ekmeğe, deterjandan sabuna ihtiyacınız olan her şeyi bulabildiğiniz, eskiden her mahallede olup  şimdilerde artık nesli tükenmekte olan  bir küçük bakkal dükkanı burası.. Şekerlerin, gofretlerin, sakızların önünde 6-7 yaşlarında bir minik oğlan çocuğu ..elindeki 10 lirayı uzattı bakkal amcaya..-bununla neler alabilirim.. bakkal amca bir sürü şey gösterdi..Baktı baktı düşündü çocuk…birine karar verdi ve parayı uzattı..Bakkal amca paranın üstünü verdi. Bozuk paralar minnacık ellerine sığmamış, bir anda çook parası olmuştu..güçlükle elindeki paralardan bir tanesini uzattı ..-peki bununla ne alabilirim? Bakkal amca yine gösterdi sabırla yine birini seçti çocuk..şaşılacak şey bakkal amca yine bir sürü para verdi aldığı sakızla birlikte..aldıklarını bir torbaya koydu bakkal amca ve çocuk yine elindeki paralardan birini uzatıp yine sordu..-peki ya bununla ne alabilirim? Tam bakkal amca yine sabırla söylüyordu ki  içeri bir müşteri girdi..ekmek dolabına yöneldi para falan vermedi -iki ekmek dedi ve gitti.. bu sırada çocuk yine seçmişti bir gofreti ve yine elindeki bozukluklardan uzatıp soruyordu -bununla ne alabilirim? bakkal amca bu sefer durdu..-artık yeter dedi..bak 3 tane aldın hele bunları bi ye bakalım..sonra alırsın. Çocuk henüz alışverişe doymamıştı hem her aldığından sonra bakkal amca ona bir sürü para veriyor, parası bir türlü bitmiyordu... bu kez soruyu değiştirdi..-şundan alabilirmiyim?.. dedi bir başka şekerlemeyi göstererek..-tamam tamam ama bak bu son dedi..bakkal amca..ver bakalım şu elindekileri de..şekerlemeyle birlikte elindeki bozuklukları da torbaya atarken gülümsedi..-bugünlük bu kadar yeter ..-hadi bakalım artık yallah evine.. Gösterdiği sabıra hayret etmiştim..her defasında yüzündeki gülümsemeyi hiç eksik etmeden çocuğa 1 liraya veya  50 kuruşa alabileceklerini göstermiş,  karar vermesini beklemiş ve üstelik tam -şundan istiyorum..-bundan istiyorum.. dedikten sonraki vazgeçişlerinde bile  en ufak bir tepki yada bıkkınlık göstermemiş  ve   her defasında yine aynı sabırla eksiksiz  para üstü vermişti.. -Ben yoruldum vallahi izlerken dedim..-ee bunlar da böyle öğrenecek.. dedi yine gülerek..tam -bana biraz kabak çekirdeği ..diyecekken bir yaşlı teyze girdi içeri, bakkal amca o daha hiçbir şey demeden bir çanta ve anahtar uzattı ona , belli ki emanet bırakılmış.. Teyze daha bir şey diyemeden bir delikanlı girdi içeri -abi ekmek aldılar mı bizimkiler dedi..-aldılar, aldılar dedi..bakkal amca..-şurdan bi yoğurt alayım  dedi delikanlı..teyze emanetleri alıp  gitmişti çoktan..sıra nihayet bana gelmişti. -bende kabak çekirdeği istiyorum dedim..ama az olsun.. tuzlu mu tuzsuz mu demedi bakkal amca..bilirdi hangisinden istediğimi.. Kimbilir ne zamandan kalma eskimiş paslanmış bir tabelada adı kaplıca bakkaliyesi yazsa da hepimizin Hasan bakkalıydı burası.. ve bir bakkaldan çook fazlası vardı o küçücük dükkanda.. Deterjanların arasına sıkışmış -ne var ne yoklar..makarnaların yanında -nerdesin kaç gündür görünmüyorsunlar..zeytinlerin yanında -babana selam söyle, annenin sağlığı iyi mi..ler.. sohbetler, havadisler.. bütün raflarda sıra sıra dizi dizi selamlar, hatıralar, gülümsemeler.. Paramız olmasa da -sonra vereyim diyerek alışveriş yapabileceğimiz, Oğlum gelince alacak diye Evimizin anahtarını, eşim gelince alacak diye çantamızı tereddütsüz bir güvenle bırakabildiğimiz  yer.. Mahallenin ağabeyi, akrabası, bankası, kasası ..gelip-giden herkesin  kendini güvende hissettiği bir korunak, liman gibi bir yer..hatta kimi zaman eğitim yeri.. Güzel insanlar , güzel kokular bırakarak giderler ve onları   hatırladıkça burnunuzun ucu sızlar..Gözleriniz uzaklara dalar..öyle bi kalırsınız..Bütün marifeti de bundan ibarettir zaten hayatın..Kimseyi kırıp incitmeden, kimsenin hakkını yemeden gidebilmek..Hasan abimiz öyle gitti..son dakikasına kadar hayata ve bizlere gülümseyerek.. Biliriz ki Kardeşi Mehmet,  çocukları, yeğenleri hepsi pırıl pırıl insanlardır ve  o bakkalın kapısı hep aynı güleryüzle açılacaktır bize..Ama biz Hasan bakkalımızı , Hasan abimizi çook özleyeceğiz.   Allah rahmet eylesin..Mekanı cennet olsun..                                                                                                           Av.Esin Bilgin Elial
Paramız olmasa da -sonra vereyim diyerek alışveriş yapabileceğimiz, Oğlum gelince alacak diye Evimizin anahtarını, eşim gelince alacak diye çantamızı tereddütsüz bir güvenle bırakabildiğimiz yer..

Büyük hamam’a giderken tam köşede, ürünlerin barkodla okunmadığı, tekerlekli alışveriş sepetlerinin olmadığı, ama peynirden ekmeğe, deterjandan sabuna ihtiyacınız olan her şeyi bulabildiğiniz, eskiden her mahallede olup  şimdilerde artık nesli tükenmekte olan  bir küçük bakkal dükkanı burası..

Şekerlerin, gofretlerin, sakızların önünde 6-7 yaşlarında bir minik oğlan çocuğu ..elindeki 10 lirayı uzattı bakkal amcaya..-bununla neler alabilirim.. bakkal amca bir sürü şey gösterdi..Baktı baktı düşündü çocuk…birine karar verdi ve parayı uzattı..Bakkal amca paranın üstünü verdi. Bozuk paralar minnacık ellerine sığmamış, bir anda çook parası olmuştu..güçlükle elindeki paralardan bir tanesini uzattı ..-peki bununla ne alabilirim? Bakkal amca yine gösterdi sabırla yine birini seçti çocuk..şaşılacak şey bakkal amca yine bir sürü para verdi aldığı sakızla birlikte..aldıklarını bir torbaya koydu bakkal amca ve çocuk yine elindeki paralardan birini uzatıp yine sordu..-peki ya bununla ne alabilirim? Tam bakkal amca yine sabırla söylüyordu ki  içeri bir müşteri girdi..ekmek dolabına yöneldi para falan vermedi -iki ekmek dedi ve gitti.. bu sırada çocuk yine seçmişti bir gofreti ve yine elindeki bozukluklardan uzatıp soruyordu -bununla ne alabilirim? bakkal amca bu sefer durdu..-artık yeter dedi..bak 3 tane aldın hele bunları bi ye bakalım..sonra alırsın.

Çocuk henüz alışverişe doymamıştı hem her aldığından sonra bakkal amca ona bir sürü para veriyor, parası bir türlü bitmiyordu... bu kez soruyu değiştirdi..-şundan alabilirmiyim?.. dedi bir başka şekerlemeyi göstererek..-tamam tamam ama bak bu son dedi..bakkal amca..ver bakalım şu elindekileri de..şekerlemeyle birlikte elindeki bozuklukları da torbaya atarken gülümsedi..-bugünlük bu kadar yeter ..-hadi bakalım artık yallah evine..

Gösterdiği sabıra hayret etmiştim..her defasında yüzündeki gülümsemeyi hiç eksik etmeden çocuğa 1 liraya veya  50 kuruşa alabileceklerini göstermiş,  karar vermesini beklemiş ve üstelik tam -şundan istiyorum..-bundan istiyorum.. dedikten sonraki vazgeçişlerinde bile  en ufak bir tepki yada bıkkınlık göstermemiş  ve   her defasında yine aynı sabırla eksiksiz  para üstü vermişti..

-Ben yoruldum vallahi izlerken dedim..-ee bunlar da böyle öğrenecek.. dedi yine gülerek..tam -bana biraz kabak çekirdeği ..diyecekken bir yaşlı teyze girdi içeri, bakkal amca o daha hiçbir şey demeden bir çanta ve anahtar uzattı ona , belli ki emanet bırakılmış.. Teyze daha bir şey diyemeden bir delikanlı girdi içeri -abi ekmek aldılar mı bizimkiler dedi..-aldılar, aldılar dedi..bakkal amca..-şurdan bi yoğurt alayım  dedi delikanlı..teyze emanetleri alıp  gitmişti çoktan..sıra nihayet bana gelmişti. -bende kabak çekirdeği istiyorum dedim..ama az olsun.. tuzlu mu tuzsuz mu demedi bakkal amca..bilirdi hangisinden istediğimi..

Kimbilir ne zamandan kalma eskimiş paslanmış bir tabelada adı kaplıca bakkaliyesi yazsa da hepimizin Hasan bakkalıydı burası.. ve bir bakkaldan çook fazlası vardı o küçücük dükkanda.. Deterjanların arasına sıkışmış -ne var ne yoklar..makarnaların yanında -nerdesin kaç gündür görünmüyorsunlar..zeytinlerin yanında -babana selam söyle, annenin sağlığı iyi mi..ler.. sohbetler, havadisler.. bütün raflarda sıra sıra dizi dizi selamlar, hatıralar, gülümsemeler..

Paramız olmasa da -sonra vereyim diyerek alışveriş yapabileceğimiz, Oğlum gelince alacak diye Evimizin anahtarını, eşim gelince alacak diye çantamızı tereddütsüz bir güvenle bırakabildiğimiz  yer..

Mahallenin ağabeyi, akrabası, bankası, kasası ..gelip-giden herkesin  kendini güvende hissettiği bir korunak, liman gibi bir yer..hatta kimi zaman eğitim yeri..

Güzel insanlar , güzel kokular bırakarak giderler ve onları   hatırladıkça burnunuzun ucu sızlar..Gözleriniz uzaklara dalar..öyle bi kalırsınız..Bütün marifeti de bundan ibarettir zaten hayatın..Kimseyi kırıp incitmeden, kimsenin hakkını yemeden gidebilmek..Hasan abimiz öyle gitti..son dakikasına kadar hayata ve bizlere gülümseyerek..

Biliriz ki Kardeşi Mehmet,  çocukları, yeğenleri hepsi pırıl pırıl insanlardır ve  o bakkalın kapısı hep aynı güleryüzle açılacaktır bize..Ama biz Hasan bakkalımızı , Hasan abimizi çook özleyeceğiz.

 

Allah rahmet eylesin..Mekanı cennet olsun..

                                                                                                          Av.Esin Bilgin Elial

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kizilcahamamhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.