Onbir ayın sultanı Ramazan başladı

Kızılcahamam (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 13.09.2007 - 22:00, Güncelleme: 13.09.2007 - 22:00 3003+ kez okundu.
 

Onbir ayın sultanı Ramazan başladı

Koca bir yıl içinde, olabildiğince kendimizi tartıp ölçmeye, nefsimizi gem vurmaya, paylaşma ve bölüşmeye daha fazla özen gösterdiğimiz Ramazan ayını bu sene de aynı duygu ve düşüncelerle idrak etmeye çalışacağız

Onbir ayın sultanı olarak bildiğimiz mübarek Ramazan-ı Şerif’ başladı   Koca bir yıl içinde, olabildiğince kendimizi tartıp ölçmeye, nefsimizi gem vurmaya, paylaşma ve bölüşmeye daha fazla özen gösterdiğimiz Ramazan ayını bu sene de aynı duygu ve düşüncelerle idrak etmeye çalışacağız.   Sıcakların henüz yerini serin sonbahara bırakmadığı bu günlerde; iftar heyecanı, imsak bereketi, teravih namazı, Ramazan pideleri ile insanımız adeta yeni bir kimliğe bürünmüş olacak.   Camilerin eskisine göre dolu dolu olması, namaz, Kur’an-ı Kerim, vaaz, tesbihat, zikir gibi ibadetler yanında, fakir ve muhtaç vatandaşlarımız için resmi ve sivil kesimlerin çalışmaları da bu mübarek ayın özelliklerinden..   İlçemizde iki senedir faaliyet gösteren ve özellikle sosyal yardım ve kültürel aktivitelerle adından bahsettiren Kiyadder (Kızılcahamam İlim-Kültür, Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği) de bu seneki Ramazan ayı faaliyetlerini tamamlamış durumda.   Geçen sene ilçemizde ilk defa uygulamaya konulan iftar çadırı, bu sene de Aşağı Merkez camii avlusunda hizmet verecek.   Kiyadder basın ve halkla ilişkiler bürosu tarafından yapılan açıklamaya göre, bu sene daha fazla insana hizmet vermek amacında olunacak. Bilindiği gibi İftar çadırı, geçen sene ilk defa uygulanmaya konulduğunda ilçe kamu oyunda epey tartışmaya yol açmıştı.   Belli bir siyasi kesime hizmet vereceği görüşünden tutun, zenginlere iftar vermenin fayda sağlamayacağı da günlerce polemik konusu yapıldı.   Bu sebeplerle, çadıra iftar için davet edilen bir kısım insanımız katılmayı uygun bulmamıştı.   Fakat, görüldü ki, zengin ile fakir, kaymakam ile işçi, belediye başkanı ile bir emekli hatta Ramazan boyunca özürlü ve aciz vatandaşlarımız aynı mekanda ve hatta aynı masada iftar etmenin zevkini yaşadılar.   Görüldü ki, kaynaşma, birleşme ve dayanışma adına güzel bir tablo oluşturuldu. Değişik düşünenler bu tablo karşısında minnet ve şükran duygularını belirtmeden kendilerini alamadılar.   Buna rağmen bazı bağnaz kafalar bu güzel adetimizin uygulanmasını hala eleştirip durdular. Olmadık iftiralarla yapılanı karalamaya çalıştılar.   Aslında yapılan eleştirilerin bir kısmı, olayın derinliğini pek anlamadan yapılıyordu. İlçede ilk defa görülen bu etkinliği, sadece fakir ve muhtaçlara yönelik olarak kabullenmek, bilmemeden kaynaklanıyordu. Sonradan görüldü ki, bunun aslı yok. Çünkü Ramazan, dini bir olgu olmanın yanında yüklendiği sosyal fonksiyonu itibarı ile de değerlendirilmesi gereken bir ibadet. Toplumdaki her türlü farklılığı ortadan kaldıran, herkesin eşitliğini ortaya koyan bir görünüm arz ediyor.   Ama bazı eleştiriler vardı ki, bağnazlığın boyutlarının nerelere vardığının acı bir örneği. Halk için bir şey yapamayanlar, halktan kopuk olanlar, onu anlayamayanlar, her vesile ile olduğu gibi, toplu iftar güzelliğine de çamur atmaya kalktılar.   Halbuki, derneğimiz görevlileri bizzat şahit oldular ki, geçtiğimiz sene iftar çadırındaki toplu yemek hizmeti için, “benim de katkım olsun” diye para ve ayni yardım yapanların çokluğu, derneğin hızını kesmek bir yana daha güzel hizmetler yapmak için kamçıladı. Doğrusu da bu değimli?   Güzel bir İslamî gelenek olarak özellikle Ramazan ayında, iftar sofrasına zengin-fakir, memur amir demeden insanların bulunmasını arzu eden, bundan Allah Rızası adına memnuniyet duyan ecdat, bu görüş ve uygulama ile hem Allah rızasını kazanıyor, hem de toplumsal dayanışmaya ve bütünleşmeye katkı sağlıyordu.   Bu gün bu görüş ve anlayıştan geriye kalanlar toplumsal ayrışmayı kamçılar nitelikte. Her olumlu çalışmaya korkular vehmederek patalojik bir yaklaşımla izahat getirmek artık moda oldu.     İlçemizdeki fakir ve aciz kimselerin yanında, yolcu olup da akşam vaktinde ilçemize uğrayan bir kısım misafir de çadırımızda iftar açma mutluluğu yaşadı. Bu insanlarla görüştüğümüzde, varlıklı olduklarını, dolayısıyla bir lokantada iftar açabilecek durumda iken, sırf o beraberliğin mutluluğunu tadabilmek amacıyla çadırımıza bilerek geldiklerini görüp sevindik.   Onlardan alınan dua ve güzel temenniler elbette çekilen yorgunluğu alıp gitmişti.   Toplum adına hiçbir şey yapamayanlar, hiç olmazsa yapılanın önünde durmasalar muhakkak daha verimli ve olumlu bir davranış olur.   Kiyadder, yaklaşan Ramazan ayının İslam alemi ve bütün insanlığa hayır, huzur, barış getirmesini diler....
Koca bir yıl içinde, olabildiğince kendimizi tartıp ölçmeye, nefsimizi gem vurmaya, paylaşma ve bölüşmeye daha fazla özen gösterdiğimiz Ramazan ayını bu sene de aynı duygu ve düşüncelerle idrak etmeye çalışacağız

Onbir ayın sultanı olarak bildiğimiz mübarek Ramazan-ı Şerif’ başladı

 

Koca bir yıl içinde, olabildiğince kendimizi tartıp ölçmeye, nefsimizi gem vurmaya, paylaşma ve bölüşmeye daha fazla özen gösterdiğimiz Ramazan ayını bu sene de aynı duygu ve düşüncelerle idrak etmeye çalışacağız.

 

Sıcakların henüz yerini serin sonbahara bırakmadığı bu günlerde; iftar heyecanı, imsak bereketi, teravih namazı, Ramazan pideleri ile insanımız adeta yeni bir kimliğe bürünmüş olacak.

 

Camilerin eskisine göre dolu dolu olması, namaz, Kur’an-ı Kerim, vaaz, tesbihat, zikir gibi ibadetler yanında, fakir ve muhtaç vatandaşlarımız için resmi ve sivil kesimlerin çalışmaları da bu mübarek ayın özelliklerinden..

 

İlçemizde iki senedir faaliyet gösteren ve özellikle sosyal yardım ve kültürel aktivitelerle adından bahsettiren Kiyadder (Kızılcahamam İlim-Kültür, Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği) de bu seneki Ramazan ayı faaliyetlerini tamamlamış durumda.

 

Geçen sene ilçemizde ilk defa uygulamaya konulan iftar çadırı, bu sene de Aşağı Merkez camii avlusunda hizmet verecek.

 

Kiyadder basın ve halkla ilişkiler bürosu tarafından yapılan açıklamaya göre, bu sene daha fazla insana hizmet vermek amacında olunacak.

Bilindiği gibi İftar çadırı, geçen sene ilk defa uygulanmaya konulduğunda ilçe kamu oyunda epey tartışmaya yol açmıştı.

 

Belli bir siyasi kesime hizmet vereceği görüşünden tutun, zenginlere iftar vermenin fayda sağlamayacağı da günlerce polemik konusu yapıldı.

 

Bu sebeplerle, çadıra iftar için davet edilen bir kısım insanımız katılmayı uygun bulmamıştı.

 

Fakat, görüldü ki, zengin ile fakir, kaymakam ile işçi, belediye başkanı ile bir emekli hatta Ramazan boyunca özürlü ve aciz vatandaşlarımız aynı mekanda ve hatta aynı masada iftar etmenin zevkini yaşadılar.

 

Görüldü ki, kaynaşma, birleşme ve dayanışma adına güzel bir tablo oluşturuldu. Değişik düşünenler bu tablo karşısında minnet ve şükran duygularını belirtmeden kendilerini alamadılar.

 

Buna rağmen bazı bağnaz kafalar bu güzel adetimizin uygulanmasını hala eleştirip durdular. Olmadık iftiralarla yapılanı karalamaya çalıştılar.

 

Aslında yapılan eleştirilerin bir kısmı, olayın derinliğini pek anlamadan yapılıyordu. İlçede ilk defa görülen bu etkinliği, sadece fakir ve muhtaçlara yönelik olarak kabullenmek, bilmemeden kaynaklanıyordu. Sonradan görüldü ki, bunun aslı yok.

Çünkü Ramazan, dini bir olgu olmanın yanında yüklendiği sosyal fonksiyonu itibarı ile de değerlendirilmesi gereken bir ibadet. Toplumdaki her türlü farklılığı ortadan kaldıran, herkesin eşitliğini ortaya koyan bir görünüm arz ediyor.

 

Ama bazı eleştiriler vardı ki, bağnazlığın boyutlarının nerelere vardığının acı bir örneği. Halk için bir şey yapamayanlar, halktan kopuk olanlar, onu anlayamayanlar, her vesile ile olduğu gibi, toplu iftar güzelliğine de çamur atmaya kalktılar.

 

Halbuki, derneğimiz görevlileri bizzat şahit oldular ki, geçtiğimiz sene iftar çadırındaki toplu yemek hizmeti için, “benim de katkım olsun” diye para ve ayni yardım yapanların çokluğu, derneğin hızını kesmek bir yana daha güzel hizmetler yapmak için kamçıladı.

Doğrusu da bu değimli?

 

Güzel bir İslamî gelenek olarak özellikle Ramazan ayında, iftar sofrasına zengin-fakir, memur amir demeden insanların bulunmasını arzu eden, bundan Allah Rızası adına memnuniyet duyan ecdat, bu görüş ve uygulama ile hem Allah rızasını kazanıyor, hem de toplumsal dayanışmaya ve bütünleşmeye katkı sağlıyordu.

 

Bu gün bu görüş ve anlayıştan geriye kalanlar toplumsal ayrışmayı kamçılar nitelikte. Her olumlu çalışmaya korkular vehmederek patalojik bir yaklaşımla izahat getirmek artık moda oldu.

 

 

İlçemizdeki fakir ve aciz kimselerin yanında, yolcu olup da akşam vaktinde ilçemize uğrayan bir kısım misafir de çadırımızda iftar açma mutluluğu yaşadı. Bu insanlarla görüştüğümüzde, varlıklı olduklarını, dolayısıyla bir lokantada iftar açabilecek durumda iken, sırf o beraberliğin mutluluğunu tadabilmek amacıyla çadırımıza bilerek geldiklerini görüp sevindik.

 

Onlardan alınan dua ve güzel temenniler elbette çekilen yorgunluğu alıp gitmişti.

 

Toplum adına hiçbir şey yapamayanlar, hiç olmazsa yapılanın önünde durmasalar muhakkak daha verimli ve olumlu bir davranış olur.

 

Kiyadder, yaklaşan Ramazan ayının İslam alemi ve bütün insanlığa hayır, huzur, barış getirmesini diler....

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kizilcahamamhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.