Kızılcahamam (İHA) - İhlas Haber Ajansı | Haber Girişi: 09.05.2010 - 22:00, Güncelleme: 09.05.2010 - 22:00

Deniz Baykal İstifa etti

 

Deniz Baykal İstifa etti

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ve CHP Ankara Milletvekili Nesrin Baytok'a ait olduğu ileri sürülen kasetin internette yayınlanmasının siyasette yarattığı deprem sürüyor. Dört gündür sessizliğini koruyan Baykal, bugün canlı yayında 'kasetteki görüntüler' için komplo dedi, hükümeti suçladı ve istifa etti.
Siyasetle yatan, siyasetle kalkan ve var oluş sebebi siyaset haline gelen biri için gerçekten dramatik bir son... Baykal’ın istifasıyla sonuçlanan olaylar zinciri tarihçiler tarafından Türk siyasal hayatının en önemli hadiselerinden biri olarak kaydedilecek. İstifa olayının sıcaklığıyla Baykal Hadisesi tam olarak tartışılmazken aslında kaset iddialarından çok daha vahim bir durum var ortada. Deniz Baykal fenomenini daha iyi anlayabilmek için bazı istatistiklere bakmakta fayda var. Deniz Baykal, 72 yaşında, ömrünün 37 yılını siyasete vermiş. 1973 seçimlerinde 35 yaşında önce milletvekili sonra da bakan olmuş. TBMM’nin en tecrübeli ismi. 18 yıldır CHP genel başkanı. İnönü’den sonra en fazla CHP genel başkanlığı yapan isim. Bülent Ecevit’in 8 yıl CHP genel başkanlığı yaptığı düşünüldüğünde Baykal’ın 18 yılının anlamı çok daha iyi görülecektir. Deniz Baykal, CHP genel başkanı olduğundan bu yana toplam 8 seçime girdi ve bu seçimlerin hiçbirini kazanamadı. ERDAL İNÖNܒYÜ YENEMEYİNCE CHP’YE GENEL BAŞKAN OLDU Deniz Baykal 1987 seçimlerinde parlamentoya girip, SHP lideri Erdal İnönü’ye dünyayı dar ederken partiyi üst üste kongrelere götürdü. SHP bu dönemde yoğun bir iç iktidar mücadelesi yaşadı ve enerjisinin büyük kısmını kendi içinde tüketti. Deniz Baykal, bu kongrelerin hiçbirinde başarılı olamadı ve en sonunda CHP’yi yeniden açtırarak bu partinin genel başkanlık koltuğuna oturdu. 27 Mart 1994 yerel seçimlerinde büyük hezimete uğrayan Deniz Baykal bu defa çareyi SHP’le birleşmekte aradı ve SHP, CHP’ye iltihak etti. BİR BÖLEN VE 27 MART 1994 YEREL SEÇİMLERİ CHP 27 Mart 1994 seçimlerinde sosyal demokrat oyları bölerken Baykal’ın büyük iddialarına rağmen ilk seçiminde % 4.6 oranında bir oy almıştır. Ankara’da Melih Gökçek 6.471 oyla SHP adayı Korel Göymen karşısında Büyükşehir belediyesini kazanırken, CHP adayı Ali Dinçer 30 bin oy alarak bir anlamda Gökçek’in başkanlık yolunu açmıştır. 1994 yerel seçimleri pek farkında olunmasa da yeni bir tarihin ve yeni bir Türkiye’nin ilk işareti olmuştur. “DÜNYADA YENİ SOL, TÜRKİYE’DE YENİ CHP” VE 24 ARALIK 1995 SEÇİMLERİ 24 Aralık 1995 seçimleri CHP ve Baykal için tam bir kâbus olmuştur. SHP-CHP birleşmesi Baykal’ın CHP’sindeki eriyişi durduramamıştır. Baykal bu seçimlerde ilk defa “Ben Deniz Baykal: Benim de bir ailem var” diyerek, eşi, çocukları ve torunlarıyla bir seçim afişinde yer almıştır. Baykal seçim öncesinde İsmail Cemi’de yanına alarak “değişim ve yenilik” vaadinde bulunmasına rağmen seçimlerden sonra bu sözlerini unutmuştur. 1995 seçimlerinde CHP’nin temel sloganı “Yeni CHP: Yeni Türkiye” olmasına rağmen Baykal kısa sürede statükoya sarılmış ve eski arkadaşlarının tümünü yeniden partiye davet etmiştir. Baykal seçim öncesi merkez sağ siyaseti yerden yere vururken 28 Şubat sürecinde bu siyasete kerhen de olsa destek vermiştir.   CHP 24 Aralık 1995 genel seçimlerinde % 10.7 ile zorlada olsa barajın üzerinde tutunmuştur. ATATÜRK’ÜN PARTİSİ BARAJIN ALTINDA: 18 NİSAN 1999 YEREL VE GENEL SEÇİMLERİ 28 Şubat süreci sonrasında kurulan ANAP-DSP-DTP hükümetinin, CHP’nin verdiği gensoru önergesiyle düşürülmesi sonucu DSP azınlık hükümeti ülkeyi seçime götürmüştür. Öcalan’ın yakalanmasının olağanüstü koşullarında yapılan 18 Nisan 1999 seçimlerinde CHP ilk defa barajın altında kalmış ve TBMM’de temsil edilmemiştir. CHP bu seçimlere “oy verme, karar ver” sloganı ile girerken propaganda sürecinde kullanılan temel mesaj CHP’nin “Atatürk’ün partisi” olması cümlesidir. CHP, bu seçimlerde kampanya süresi boyunca tek bir Baykal fotoğrafı kullanmamıştır. Baykal seçimlerden iki gün önce gazetelere tam sayfa ilanlar vererek Atatürk resmi ile oy istemiştir. Bu tavır diğer partilerde kızgınlığa yol açarken Ecevit bu duruma “Atatürkçülük bir partinin tekelinde olmayacak kadar büyüktür” demek suretiyle tepki koymuştur. .  Seçmen Baykal’ın sözünü ilk defa tutmuş ve CHP’yi % 8.7 oranıyla TBMM dışında tutmaya karar vermiştir. ŞEYH EDEBALİ AÇILIMI VE 3 KASIM 2002 SEÇİMLERİ 3 Kasım 2002 seçimleri Türkiye siyasetini derinden etkilemiştir. Seçmen, siyaseti yeniden yapılandırırken, Türkiye uzun bir aradan sonra yeniden iki partili bir parlamentoya dönmüştür. Seçimler öncesinde Baykal bu defa “Anadolu solu” kavramını keşfetmiş ve partisini sağa açmaya karar vermiştir. Anadolu solu açılımı kapsamında ilahiyatçı Yaşar Nuri Öztürk’ü partisine davet eden Baykal, propaganda sürecinde Şeyh Edebali’den alıntılar yaparak bir anlamda muhafazakâr seçmene göz kırpmıştır. Seçimlerden sonra, seçim öncesi vaatlerini bir kez daha unutan Baykal, Anadolu solu ve Edebali sözcüklerini bir kez olsun ağzına almamıştır. Yaşar Nuri Öztürk Hocada bir müddet sonra CHP’den istifa etmiştir. CHP bu seçimlerde % 19.4 oranında bir oy almış ve ‘tek başına iktidar’ vaadinden, ‘tek başına muhalefete’ düşmüştür.  LAİKLİK TEHLİKE ALTINDA VE 28 MART 2004 YEREL SEÇİMLERİ DSP’nin sandıkta çökmesi ve CHP’nin solun tek partisi olmasına rağmen CHP 2004 yerel seçimlerinde de umduğu sonucu alamamış ve yeni bir hayal kırıklığına uğramıştır. Baykal yerel seçimler öncesinde belediyelerin sorunlarını konuşmaktan daha çok genel ülke meselelerini konuşmuş ve laikliğin tehlike altında olduğunu ileri sürmüştür. CHP bu seçimlerde elindeki bazı belediyeleri de kaybetmiş ve sol seçmeni kendisinden iyice soğutmuştur. CHP bu seçimlerde % 18.2 oranında bir oy alırken, 16 Büyükşehir belediyesinden 2’sini, 65 il belediyesinden 6’sını, 847 ilçe belediyesinden 125’ni kazanabilmiştir. Rakamlara bakınca başkaca yoruma gerek yok sanırım. CUMHURİYET TEHLİKE ALTINDA VE 22 TEMMUZ 2007 GENEL SEÇİMLERİ 3 Kasım 2002 seçimleri öncesi Şeyh Edebali açılımı yapan Baykal, 22 Temmuz seçimleri öncesi eşi başörtülü birini Çankaya’ya çıkarmama mücadelesine girmiştir. Adalet ve Kalkınma Partisinin Cumhuriyetin kazanımlarını gerilettiğini savunan Baykal, Cumhuriyet için genel bir seferberlik ilan etmiştir. Baykal seçimler öncesi yapılan çok sayıda Cumhuriyet mitingine, büyük medya desteğine ve DSP ittifakına rağmen ancak % 20.9 oranında bir oy alabilmiştir.  DÖNÜLMEZ AKŞAMIN UFKU VE 29 MART 2009 YEREL SEÇİMLERİ 1999 seçimleri öncesinde ‘Atatürk’ün partisi’ olmaktan, 2002’de ‘Anadolu solundan’, 2004’te ‘laikliğin tehdit altında olduğundan’, 2007’de ‘Cumhuriyetin geriletilmesinden’ bahseden Deniz Baykal 29 Mart 2009 yerel seçimleri öncesinde maziyi yok sayarak ‘çarşaf açılımı’ yapmıştır. Çarşaflı bayanları partisine davet eden Baykal, bu kadınlara CHP rozeti takmıştır.   Sosyal demokratlar 2009 seçimlerinde yeni bir hayal kırıklığına uğrarken seçim sonrasında Baykal hiçbir şey olmamış gibi genel başkanlığına devam etmiştir. 18 yıllık bilânço özetle böyle... Fazla söze gerek var mı?. 
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ve CHP Ankara Milletvekili Nesrin Baytok'a ait olduğu ileri sürülen kasetin internette yayınlanmasının siyasette yarattığı deprem sürüyor. Dört gündür sessizliğini koruyan Baykal, bugün canlı yayında 'kasetteki görüntüler' için komplo dedi, hükümeti suçladı ve istifa etti.

Siyasetle yatan, siyasetle kalkan ve var oluş sebebi siyaset haline gelen biri için gerçekten dramatik bir son... Baykal’ın istifasıyla sonuçlanan olaylar zinciri tarihçiler tarafından Türk siyasal hayatının en önemli hadiselerinden biri olarak kaydedilecek.

İstifa olayının sıcaklığıyla Baykal Hadisesi tam olarak tartışılmazken aslında kaset iddialarından çok daha vahim bir durum var ortada. Deniz Baykal fenomenini daha iyi anlayabilmek için bazı istatistiklere bakmakta fayda var.

Deniz Baykal, 72 yaşında, ömrünün 37 yılını siyasete vermiş. 1973 seçimlerinde 35 yaşında önce milletvekili sonra da bakan olmuş. TBMM’nin en tecrübeli ismi.

18 yıldır CHP genel başkanı. İnönü’den sonra en fazla CHP genel başkanlığı yapan isim.

Bülent Ecevit’in 8 yıl CHP genel başkanlığı yaptığı düşünüldüğünde Baykal’ın 18 yılının anlamı çok daha iyi görülecektir.

Deniz Baykal, CHP genel başkanı olduğundan bu yana toplam 8 seçime girdi ve bu seçimlerin hiçbirini kazanamadı.

ERDAL İNÖNܒYÜ YENEMEYİNCE CHP’YE GENEL BAŞKAN OLDU

Deniz Baykal 1987 seçimlerinde parlamentoya girip, SHP lideri Erdal İnönü’ye dünyayı dar ederken partiyi üst üste kongrelere götürdü. SHP bu dönemde yoğun bir iç iktidar mücadelesi yaşadı ve enerjisinin büyük kısmını kendi içinde tüketti.

Deniz Baykal, bu kongrelerin hiçbirinde başarılı olamadı ve en sonunda CHP’yi yeniden açtırarak bu partinin genel başkanlık koltuğuna oturdu.

27 Mart 1994 yerel seçimlerinde büyük hezimete uğrayan Deniz Baykal bu defa çareyi SHP’le birleşmekte aradı ve SHP, CHP’ye iltihak etti.

BİR BÖLEN VE 27 MART 1994 YEREL SEÇİMLERİ

CHP 27 Mart 1994 seçimlerinde sosyal demokrat oyları bölerken Baykal’ın büyük iddialarına rağmen ilk seçiminde % 4.6 oranında bir oy almıştır.

Ankara’da Melih Gökçek 6.471 oyla SHP adayı Korel Göymen karşısında Büyükşehir belediyesini kazanırken, CHP adayı Ali Dinçer 30 bin oy alarak bir anlamda Gökçek’in başkanlık yolunu açmıştır.

1994 yerel seçimleri pek farkında olunmasa da yeni bir tarihin ve yeni bir Türkiye’nin ilk işareti olmuştur.

“DÜNYADA YENİ SOL, TÜRKİYE’DE YENİ CHP” VE 24 ARALIK 1995 SEÇİMLERİ

24 Aralık 1995 seçimleri CHP ve Baykal için tam bir kâbus olmuştur. SHP-CHP birleşmesi Baykal’ın CHP’sindeki eriyişi durduramamıştır.

Baykal bu seçimlerde ilk defa “Ben Deniz Baykal: Benim de bir ailem var” diyerek, eşi, çocukları ve torunlarıyla bir seçim afişinde yer almıştır.

Baykal seçim öncesinde İsmail Cemi’de yanına alarak “değişim ve yenilik” vaadinde bulunmasına rağmen seçimlerden sonra bu sözlerini unutmuştur.

1995 seçimlerinde CHP’nin temel sloganı “Yeni CHP: Yeni Türkiye” olmasına rağmen Baykal kısa sürede statükoya sarılmış ve eski arkadaşlarının tümünü yeniden partiye davet etmiştir.

Baykal seçim öncesi merkez sağ siyaseti yerden yere vururken 28 Şubat sürecinde bu siyasete kerhen de olsa destek vermiştir.  

CHP 24 Aralık 1995 genel seçimlerinde % 10.7 ile zorlada olsa barajın üzerinde tutunmuştur.

ATATÜRK’ÜN PARTİSİ BARAJIN ALTINDA: 18 NİSAN 1999 YEREL VE GENEL SEÇİMLERİ

28 Şubat süreci sonrasında kurulan ANAP-DSP-DTP hükümetinin, CHP’nin verdiği gensoru önergesiyle düşürülmesi sonucu DSP azınlık hükümeti ülkeyi seçime götürmüştür. Öcalan’ın yakalanmasının olağanüstü koşullarında yapılan 18 Nisan 1999 seçimlerinde CHP ilk defa barajın altında kalmış ve TBMM’de temsil edilmemiştir.

CHP bu seçimlere “oy verme, karar ver” sloganı ile girerken propaganda sürecinde kullanılan temel mesaj CHP’nin “Atatürk’ün partisi” olması cümlesidir. CHP, bu seçimlerde kampanya süresi boyunca tek bir Baykal fotoğrafı kullanmamıştır.

Baykal seçimlerden iki gün önce gazetelere tam sayfa ilanlar vererek Atatürk resmi ile oy istemiştir. Bu tavır diğer partilerde kızgınlığa yol açarken Ecevit bu duruma “Atatürkçülük bir partinin tekelinde olmayacak kadar büyüktür” demek suretiyle tepki koymuştur. . 

Seçmen Baykal’ın sözünü ilk defa tutmuş ve CHP’yi % 8.7 oranıyla TBMM dışında tutmaya karar vermiştir.

ŞEYH EDEBALİ AÇILIMI VE 3 KASIM 2002 SEÇİMLERİ

3 Kasım 2002 seçimleri Türkiye siyasetini derinden etkilemiştir. Seçmen, siyaseti yeniden yapılandırırken, Türkiye uzun bir aradan sonra yeniden iki partili bir parlamentoya dönmüştür.

Seçimler öncesinde Baykal bu defa “Anadolu solu” kavramını keşfetmiş ve partisini sağa açmaya karar vermiştir.

Anadolu solu açılımı kapsamında ilahiyatçı Yaşar Nuri Öztürk’ü partisine davet eden Baykal, propaganda sürecinde Şeyh Edebali’den alıntılar yaparak bir anlamda muhafazakâr seçmene göz kırpmıştır.

Seçimlerden sonra, seçim öncesi vaatlerini bir kez daha unutan Baykal, Anadolu solu ve Edebali sözcüklerini bir kez olsun ağzına almamıştır. Yaşar Nuri Öztürk Hocada bir müddet sonra CHP’den istifa etmiştir.

CHP bu seçimlerde % 19.4 oranında bir oy almış ve ‘tek başına iktidar’ vaadinden, ‘tek başına muhalefete’ düşmüştür. 

LAİKLİK TEHLİKE ALTINDA VE 28 MART 2004 YEREL SEÇİMLERİ

DSP’nin sandıkta çökmesi ve CHP’nin solun tek partisi olmasına rağmen CHP 2004 yerel seçimlerinde de umduğu sonucu alamamış ve yeni bir hayal kırıklığına uğramıştır.

Baykal yerel seçimler öncesinde belediyelerin sorunlarını konuşmaktan daha çok genel ülke meselelerini konuşmuş ve laikliğin tehlike altında olduğunu ileri sürmüştür.

CHP bu seçimlerde elindeki bazı belediyeleri de kaybetmiş ve sol seçmeni kendisinden iyice soğutmuştur. CHP bu seçimlerde % 18.2 oranında bir oy alırken, 16 Büyükşehir belediyesinden 2’sini, 65 il belediyesinden 6’sını, 847 ilçe belediyesinden 125’ni kazanabilmiştir. Rakamlara bakınca başkaca yoruma gerek yok sanırım.

CUMHURİYET TEHLİKE ALTINDA VE 22 TEMMUZ 2007 GENEL SEÇİMLERİ

3 Kasım 2002 seçimleri öncesi Şeyh Edebali açılımı yapan Baykal, 22 Temmuz seçimleri öncesi eşi başörtülü birini Çankaya’ya çıkarmama mücadelesine girmiştir.

Adalet ve Kalkınma Partisinin Cumhuriyetin kazanımlarını gerilettiğini savunan Baykal, Cumhuriyet için genel bir seferberlik ilan etmiştir.

Baykal seçimler öncesi yapılan çok sayıda Cumhuriyet mitingine, büyük medya desteğine ve DSP ittifakına rağmen ancak % 20.9 oranında bir oy alabilmiştir. 

DÖNÜLMEZ AKŞAMIN UFKU VE 29 MART 2009 YEREL SEÇİMLERİ

1999 seçimleri öncesinde ‘Atatürk’ün partisi’ olmaktan, 2002’de ‘Anadolu solundan’, 2004’te ‘laikliğin tehdit altında olduğundan’, 2007’de ‘Cumhuriyetin geriletilmesinden’ bahseden Deniz Baykal 29 Mart 2009 yerel seçimleri öncesinde maziyi yok sayarak ‘çarşaf açılımı’ yapmıştır. Çarşaflı bayanları partisine davet eden Baykal, bu kadınlara CHP rozeti takmıştır.  

Sosyal demokratlar 2009 seçimlerinde yeni bir hayal kırıklığına uğrarken seçim sonrasında Baykal hiçbir şey olmamış gibi genel başkanlığına devam etmiştir.

18 yıllık bilânço özetle böyle... Fazla söze gerek var mı?. 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kizilcahamamhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.