(İHA) - İhlas Haber Ajansı | Haber Girişi: 09.01.2019 - 21:12, Güncelleme: 09.01.2019 - 21:12

Seyyid Abdülhakim Arvasi Hayatı Konferans

 

Seyyid Abdülhakim Arvasi Hayatı Konferans

Arvas Seyyidleri ailesine mensup, anne tarafından Abdülkadir-i Geylânî hazretlerinin soyundan, Nakşibendî-Hâlidî şeyhidir. (ö. 1865-1943) Cumhuriyet döneminin önemli fikir ve sanat adamlarından Necip Fazıl Kısakürek’in kendisiyle tanışıp sohbetlerinde bulunması, aydın çevrelerde tanınmasını sağlamıştır. Kabri Ankara’da Bağlum Mezarlığı’ndadır.
İlim Yayma Cemiyeti Kızılcahamam Şubesi tarafından düzenlenen "Seyyid Abdülhakim Arvasi" hazretlerinin  Hayatının anlatıldığı konferans bugün İlim yayma Cemiyeti Yabanabat Cami Kemal Güran Kültür Merkezinde yapılacak. Kızılcahamam'da kültürel alandaki boşluğu dolduracak birçok etkinliğe imza atan İlim Yayma Cemiyeti yine bir konferansla bu hafta Kızılcahamamlılarla birlikte oluyor. NECİP FAZIL’IN DİLİNDEN 1934 yılında Seyyid Abdulhakim Arvâsî Hazretleri ile tanışır. Kendisini efendisinin sohbetleri ile baştan aşağıya yeniler. Necip Fazıl, büyük veli ile tanışmasını; “Tam otuz yıl saatim işlemiş, ben durmuşum,  Gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum.” beyti ile anlatır. 1934 yılında, oturduğu Beylerbeyi’ne giden vapurda, Abdulhakim Arvâsî’nin müridlerinden birisiyle karşılaşır. O zat Necip Fazıl’a efendi hazretlerinin Beyoğlu’nda Ağa Camii’nde Cuma günleri verdiğini duyurur. Şu oğüdü vermekten de geri kalmaz; “Dinleyecekleriniz halk için, nas için söylenen sözler… Siz o sözlerin içine girmeye ve ötesindeki hikmete ulaşmaya bakın!” Yanında ressam arkadaşı Abidin Dino ile birkaç cuma sonra Beyoğlu Ağa Camiine… Efendi hazretlerini dinlerler. Namazdan sonra yanına yaklaşıp elini öpmek isterler. Efendi hazretleri bir müddet onlara baktıktan sonra şöyle diyorlar; “Biz Eyüp Sultan’da oturuyoruz. Ne zaman isterseniz buyurun”Artık Necip Fazıl, efendi hazretlerine gidiş gelişlerini sıklaştırır. Efendi hazretleri, Necip Fazıl’a sorar: “Siz tasavvuftan bir şeyler biliyor musunuz? Okuduğunuz kitap falan oldu mu?” Bahriye Mektebi’nde okuduklarını söyler. Efendi hazretlerinin cevabı: “Bu iş kitapla olmaz. Akılla da varılmaz. Hiç yemeğin lezzeti çatal bıçakla aranıp bulunabilir mi?” Necip Fazıl’ın dünyası alt-üst olmuştur. Bu hali Çile adlı şiirinde şöyle dile getirir; “Ve uçtu, tepemden birden bire dam,  Gök devrildi künde üstüne künde…” “Sanki burnum değdi burnuna yok’un  Kustum öz ağzımdan kafatasımı” Necip Fazıl Kısakürek. mürşidi seyyid Abdulhakim Arvasi’yi “Tanrı Kulundan Dinlediklerim”, “O ve Ben”, “Son Devrin Din Mazlumları” ve “Başvuğ Velilerden” adlı eserlerinde anlatır. Üstad şu beyiti mürşidi hakkında yazmıştır.
Arvas Seyyidleri ailesine mensup, anne tarafından Abdülkadir-i Geylânî hazretlerinin soyundan, Nakşibendî-Hâlidî şeyhidir. (ö. 1865-1943) Cumhuriyet döneminin önemli fikir ve sanat adamlarından Necip Fazıl Kısakürek’in kendisiyle tanışıp sohbetlerinde bulunması, aydın çevrelerde tanınmasını sağlamıştır. Kabri Ankara’da Bağlum Mezarlığı’ndadır.

İlim Yayma Cemiyeti Kızılcahamam Şubesi tarafından düzenlenen "Seyyid Abdülhakim Arvasi" hazretlerinin  Hayatının anlatıldığı konferans bugün İlim yayma Cemiyeti Yabanabat Cami Kemal Güran Kültür Merkezinde yapılacak.

Kızılcahamam'da kültürel alandaki boşluğu dolduracak birçok etkinliğe imza atan İlim Yayma Cemiyeti yine bir konferansla bu hafta Kızılcahamamlılarla birlikte oluyor.

NECİP FAZIL’IN DİLİNDEN

1934 yılında Seyyid Abdulhakim Arvâsî Hazretleri ile tanışır. Kendisini efendisinin sohbetleri ile baştan aşağıya yeniler. Necip Fazıl, büyük veli ile tanışmasını;

“Tam otuz yıl saatim işlemiş, ben durmuşum, 
Gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum.” beyti ile anlatır.

1934 yılında, oturduğu Beylerbeyi’ne giden vapurda, Abdulhakim Arvâsî’nin müridlerinden birisiyle karşılaşır. O zat Necip Fazıl’a efendi hazretlerinin Beyoğlu’nda Ağa Camii’nde Cuma günleri verdiğini duyurur. Şu oğüdü vermekten de geri kalmaz; “Dinleyecekleriniz halk için, nas için söylenen sözler… Siz o sözlerin içine girmeye ve ötesindeki hikmete ulaşmaya bakın!” Yanında ressam arkadaşı Abidin Dino ile birkaç cuma sonra Beyoğlu Ağa Camiine… Efendi hazretlerini dinlerler. Namazdan sonra yanına yaklaşıp elini öpmek isterler. Efendi hazretleri bir müddet onlara baktıktan sonra şöyle diyorlar; “Biz Eyüp Sultan’da oturuyoruz. Ne zaman isterseniz buyurun”Artık Necip Fazıl, efendi hazretlerine gidiş gelişlerini sıklaştırır. Efendi hazretleri, Necip Fazıl’a sorar: “Siz tasavvuftan bir şeyler biliyor musunuz? Okuduğunuz kitap falan oldu mu?” Bahriye Mektebi’nde okuduklarını söyler. Efendi hazretlerinin cevabı: “Bu iş kitapla olmaz. Akılla da varılmaz. Hiç yemeğin lezzeti çatal bıçakla aranıp bulunabilir mi?” Necip Fazıl’ın dünyası alt-üst olmuştur. Bu hali Çile adlı şiirinde şöyle dile getirir;

“Ve uçtu, tepemden birden bire dam, 
Gök devrildi künde üstüne künde…”

“Sanki burnum değdi burnuna yok’un 
Kustum öz ağzımdan kafatasımı”

Necip Fazıl Kısakürek. mürşidi seyyid Abdulhakim Arvasi’yi “Tanrı Kulundan Dinlediklerim”“O ve Ben”“Son Devrin Din Mazlumları” ve “Başvuğ Velilerden” adlı eserlerinde anlatır. Üstad şu beyiti mürşidi hakkında yazmıştır.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kizilcahamamhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.