Selçuklu Motifi dünya sembolü oldu

1998 – 2003 yılları arasında Çankırı Devlet Hastanesinde Hastane müdürü olarak çalışırken Taşmescit’i ziyaretinde ve bilehare Prof. Dr. Sühel Ünver’in kitaplarını inceledikten sonra bu konuda birkaç dergide Taşmescit ile alakalı makaleler kaleme alan Kamil Ünal Çankırı’daki yazar ve şair dostları Sadık Çakırsipahi, Sadık Softa ve Arif Ergün’ün bu konudaki telkinleriyle uluslararsı bir proje üzerindeki çalışmaları son halini aldı.

 

Tıbbın gelişimi, dini inanışlar, zamanın toplumsal şartları, eski çağların felsefeleriyle birlikte insan içgüdüleri sağlık bilimlerinin gelişmesinde etkili olmuşlardır.  Türk tıbbı da birbirine dolanmış çifte yılan figürü de Orta Asya’dan Selçuklulara kadar gelmiştir.

 

 Alâeddin Keykubat zamanında, emirlerden Atabey Cemaleddin Ferruh tarafından, 1235 yılında bugünkü Taşmescit  binasının arkasındaki saha üzerinde bir Şifahane yaptırmıştır. İlk defa Selçuklular bu figürü bu şifahanelerde kullanmışlardır. Yüzyıllarca süren bu etkilerin doğrultusunda Türk tıp tarihinin kurucusu Ord. Prof. Dr. Süheyl Ünver tarafından Çankırı Darüşşifasında bulunan bir taş üzerindeki çifte yılan sembolü Türk geleneklerini de yansıtması açısından hekimliğin sembolü olarak önerilmiş ve 1937 yılında Türk tıbbının sembolü olarak kabul edilmiştir. 1956 yılında ise Dünya Tıp Cemiyeti çifte yılan figürünü Dünya tıp birliğinin sembolü olarak benimsemiştir. Bu figür Yunan mitolojisinde asaya sarılmış yılan ile temsil edilirken Selçuklularda bir birne sarılmış iki yılan şeklindedir ve bu Türk tıbbının dışında dostluğu ve hoşgörüyü de sembolize etmektedir nitekim Anadolu Selçuklu şifahanelerinde de bu haliyle kullanılmıştır.

 

Sonuç itibariyle halen veterinerliğin, tıbbın ve eczacılığın sembolü olan çifte yılan bir Selçuklu motifi olup şuan tüm dünya tarafından kullanılmaktadır. Bizlere düşen görev ise bu kültür mirasını en iyi şekilde Avrupa ülkeleri ile birlikte tüm dünyaya anlatmaktır