Ana Sayfa  /  Gezelim Görelim  /  Yıldırım Ören'li Güleser nine
  • Facebook da Paylaş
Yıldırım Ören'li Güleser nine
  • 01-01-1970
  • 31 yorum
  • 6185 okunma
Yüzde doksanı dağlık olan ilçemiz sınırları içinde nefis doğa manzaraları bulmak mümkün. Özellikle Güvem ve Yıldırım bölgemiz, yaylaları ile görülmeye değer, eşi bulunmaz imkanlar sunabilen yapıdalar

Yüzde doksanı dağlık olan ilçemiz sınırları içinde nefis doğa manzaraları bulmak mümkün.

Özellikle Güvem ve Yıldırım bölgemiz, yaylaları ile görülmeye değer, eşi bulunmaz imkanlar sunabilen yapıdalar.

 

Yıldırım bölgemizdeki köyler tarihimizde 19.asrın ikinci yarısından sonra “Yıldırım” ön adı ile anılmaya başlanmış. Yıldırım Ören, Yıldırım Hacılar, Yıldırım Demirciler, Yıldırım Yağlıca, Yıldırım Çatak ve Yıldırım Olucak gibi.

 

Yıldırım Ören köyü ile ilgili olarak oradaki Durali Dede türbesi, panayır ve Hambarkaya gibi yerler hakkında sadece şifai bilgi edinmiş ama görmeye de can atıyordum.

 

Babamın büyük dedeleri 250 sene kadar önce Yıldırım Yağlıca köyünden gelip Taşlıca’ya yerleştiği için de ata yurdunu ziyaret etmeyi hep arzulamışımdır.

 

Birkaç sefer misafirlerimle oraları gezmek nasip oldu ise de, insanı ile görüşebilmek ancak İbrahim Yurtoğlu ile nasip olabildi.

Bu konudaki rehber ihtiyacımızı Örenli Erdoğan Korkmaz ile karşıladık. Sağolsun o da emekli olduğu için bu teklifimi severek kabul etti. Ayrıca kendi akrabası olan Güleser ebeyi ziyaret edip, kendisinden faydalanabileceğimizi söylemesi de bizi memnun etmişti.

 

Yıldırım Ören köyü, “Ören” eki alan bütün köylerimiz gibi vaktiyle terk edilen Bizans köylerinin viraneleri üzerine inşa edilmiş. Köy içinde Bizans dönemine ait bazı sütun, heykeller ve kabartmalar görmek mümkün. Ayrıca 20. asır başlarında bu köyde bazı demircilik faaliyetlerinden de bahsediliyor.

 

2004 ün 10 Ekim günü İbrahim Yurtoğlu’nun arabası ile yola çıktık. Yolu bildiği için arabayı Erdoğan Korkmaz kullandı. Aşağı Çanlı, Doyuran yolu üzerinden öğleye doğru köye vardık. Köyün hemen girişinde iki katlı bir evin önünde durduk. Erdoğan;”Hala!” diye seslenerek eve girdi ve biz de arkasından.

 

İki katlı bakımlı ve oldukça temiz ahşap bir köy evi. Alttan dam ve ufak tefek malzemelerin bulunduğu avluya girdik. Buradan tahta bir merdiven ile oturma katına çıktık. Bizi burada, evin kızları olduğunu sonradan anladığım iki hanım karşılayıp, güney doğudaki bir odaya  aldılar.

Odadaki sekide Güleser nine oturmuş, meraklı gözlerle bizi süzüyor, bir yandan da, “kim bunlar?” der gibi yeğen Erdoğan’a bakıyordu.

O bizi usülünce tanıştırdı, elini öptük ve sekiye oturduk.

 

Bizi karşılayan hanımlar, evin kızları. Eşleri, yani Güleser ninenin damatları ile köye gezmeye gelmişler.

 

Erdoğan bizden biraz bahsettikten sonra ben söze girerek, kısaca geliş amacımızı anlattım. Pek anlamamış görünse de, yavaş yavaş işi oluruna bırakarak sonuca ulaşacağımızı sanıyordum. Nitekim yanılmadığımızı anladım.

 

Güleser nine, 70 yaşlarında, yılların tecrübesi ile bilge görünümlü ve karşıdakine güven veren bir yapıda idi. Hani bazen anamız  gibi gelir ya, kendimizi o sıcaklıkta güvenle bırakıveririz. İşte Güleser nine öyle sıcak ve “ana” bir Anadolu hanımefendisi idi.

 

Oda, gayet sade ama oldukça temiz ve düzenli döşenmiş idi. Köşede bir TV cihazı, telefon, hayat dediğimiz boşlukta buzdolabı gibi teknolojik aletler görülüyor. Gezdiğimiz her köyde misafir olduğumuz evlerdeki genel görüntü bu.

 

Uydu yayınları ile hemen her kanalı seyretmek, telefon ile uzaktaki evlatlar ve dostlarla görüşebilmek artık çok daha kolay. Uzaklar yakınlaşmış, göz göze gibi, kucaklamış, öpmüş gibi olmasa da evlatların sesini duymak yine de hasreti dindiren bir vesile.

 

İlçemizde hemen her köye haftada birkaç defa seyyar marketçiler uğradığından, ihtiyaçları anında karşılamak mümkün oluyor.

Köyde ikamet eden yaşlı kesim neredeyse üretimden elini çektiği için, her şeyini hak ettiği emekli aylığı ile satın alıyor.

 

Öğretmen kardeşim, hazırlayacağı yüksek lisans tezi için çok güzel bir ortamda bulunmanın hazzını yaşıyordu. Nitekim yavaş yavaş soruları ile nineyi konuşturmaya başladı. Nine önce geçici bir ürkeklikten sonra, kendinden emin tavrı ile öyle bir açıldı ki, ağzımız açık kaldı.

 

İlkokula gittiği yıllarda öğrendiği şiirleri bile ortaya getirdi. Hafızasına hayran kaldık.

Köyünde ve çevredeki evlilik, doğum, cenaze, askerlik adetleri ile sosyal ilişkiler ile ilgili anlattıkları hele de yaşanmış bazı olaylar çok enteresan idi.    Bunlardan birisini burada anlatmak isterim.

  

      Yığda karşılığı evlilik

      Orman köylerinde yaşayan halk, yazın ormandan kestiği taze dalları üst üste yığar. Zor geçen kış günlerinde saman ve ot kalmayınca hayvan yiyeceği olarak kullanırlardı. Yığda adı verilen bu hayvan yiyeceği dağlık ve ormanlık bölgelerde yaşayan ve hayvancılık yapan halk için oldukça önemlidir.

      Yıldırım köylerinden birinde adamın biri oğlu için komşusuna dünür gider. Konuşulup görüşülür ve garipdir ki, kızın babası ile yığda karşılığı dünürlük işi bağlanır ve söz kesilir. Kız babası aslında bu işe gönlü olmamasına rağmen biraz da komşuların ısrarı ile razı olmuştur.

      Fakat gel gelelim, bu antlaşmaya rağmen sert geçen kış havası birden değişmeye, yumuşamaya başlar. Karlar eriyip otlar yeşerir ve hayvan yiyeceği sıkıntısı da yaşanmaz. Hayvan sahipleri de sürülerini rahatça otlaklara salarlar.

      Kızını yığda karşılığı vermek üzere anlaşan baba da bu rahatlığı fırsat bilerek kızını vermekten vaz geçer. Bu durumda, iki aile arasında arabuluculuk yapan köy halkı, baskı yapsa da kız babasını bu fikrinden vaz geçiremez.

      Fakat bu baskılardan bunalan kızın babası anlaşılmaz bir tavırla bir gün çifteyi kaptığı gibi kızını vurup öldürür.

 

Güleser nine bunları anlatırken evin damatları da geldiler. Tanışıp sohbete dahil oldular. Biri İlahiyatçı, diğeri astsubay idi.

 

Daha sonra hazırlanan nefis sofraya mecbur oturduk. Reddetmek olmazdı. Şehirde büyüyen bazı yeni yetmeler köylere düğün ve cenaze için geldiklerinde, yemek davetine icap etmiyorlar. Bu daveti reddetmek, köy halkı ve ev sahibi için neredeyse onur kırıcı bir hareket olarak algılanır. Kabul etmek, saygı ve itibarın tescil edilmesidir.


 

Çam sakızı çoban armağanı sofradan kalkınca müsaade isteyip Hambar kaya ve Durali Dede türbesini ziyaret etmek üzere  ayrıldık. Aynı Çırpanlı nine de olduğu gibi kısa sürede oluşan muhabbetten sonra ayrılmak zor oldu. Unutamayacağımız anılar yaşamıştık.

 

Arabamızla Hacılar köyü kıyısından geçip türbeye vardık. Eski viran halinden kurtarılmış, çevresi duvar ile çevrilmiş ve üstü de kiremit ile örtülmüştü. Henüz sıvası yapılmamış idi.

 

Anlatıldığına göre Durali Dede, tahminen Hacı Bayram veli döneminde yaşamış bir Horasan ereni. Çevrede irşad görevini yaptıktan sonra buraya gömülmüş. Bütün Horasan erenleri gibi kabri korumaya alınmış ve türbe yapılmış.

1960 lı yıllara kadar, her sene harman sonu Eylül ayında uzaktan ve yakından gelenlerle dolup taşarmış. Bu günkü anlamda yıllık bir de panayır kurulurmuş. Gelenler de tabii ki, çocukları olmayan veya olup da düşen anneler ve aileler.

Bunlar bir gün önceden gelip Ören ve çevredeki köylerde misafir kalırlar, ertesi günü de Durali Dede türbesi önünde yapılan bir törene katılırlarmış.

 

Yıldırım Örenli öğretmen arkadaşım Adem Korkmaz’ın rahmetli annesi, bizim köylü rahmetli Mustafa Gökmen ve Demircilerli Adil Bakır amcadan dinlediğimize göre bu tören şöyle oluyor.

 

Kadınlar türbe etrafında “El almış” bir kadın tarafından gezdirilir. Önce kollarına bir poşu bağlanır ve türbe etrafında üç defa dolaştırılır. Her tur sonunda görevli kadın tarafından dua ettirilir ve ufak bir tahta tokmakla sırtına (acıtmayacak şekilde) vurulur. Bu işlemden sonra ziyaretçi kadın bir kurban adar ve istediği yerde keser. Bu ziyaret sonunda  doğan çocukların ölmeyip yaşadığı anlatılıyor. Hatta Mustafa Ustanın anlattığına göre çevredeki Durali ve Dede isimli insanların isimleri hep bu tören vesilesi ile verilmiş.”

 

Türbe ziyaretinden sonra dönerken yolda inip, 10 dakikalık bir yürüyüşten sonra o muhteşem görünümlü Hambarkaya’nın yanına geldik. Burası hakkında da bir sürü rivayet var. Fakat her şeye rağmen görülmeye değer devasa bir kaya kütlesi. Uzunluğu 200, yüksekliği ise 50 metre kadar olan kayanın içine girmek hemen hemen mümkün değil. Ön cephesinde bazı delikler görünüyor. Başka bir girişinin olup olmadığı bilinmiyor.

 

Hemen önündeki çeşmenin kaynağı da sanki kayanın içinde gibi. İlçemizin görülmeye değer ender güzelliklerinden biri olan bu kayayı ve Durali Dede’yi ziyaret etmenizi tavsiye ederim.

 

Bu seferlik gezi notlarımızda Yıldırım Ören köyü ile ilgili aklımızda kalanları bu şekilde özetlemeye çalıştık.

Bu vesile ile sevgili Ören köyü halkına, Güleser nineye, bize rehberlik eden sevgili Erdoğan Korkmaz’a ve tüm çevre halkına sonsuz şükranlarımla.

Selam ve muhabbetle kalın...

 

[email protected]

Etiketler : Yıldırım - Ören'li - Güleser - nine -
YORUMLAR
  •    14-10-2011 02:05

    muzaffr abi seni araştırmacı kültürümüze sahıpcıkan biri olarak tanıdım ama gercekleri bilmeden yorum yapıyon durali gümüş yıldırım hacılar

  • koray korkmaz   02-07-2011 19:39

    Rahmetli babannemin burada resmini ve ismini görmek beni çok duygulandırdı. Ve ona olan özlemim 1 kat daha arttı. Babannemin torunu olmak ve Yıldırım örenli olmak beni her zaman gururlandırır.

  • ali kemal    11-05-2011 11:46

    köyüleme selam

  • aysel büke   24-11-2010 21:07

    merhaba hoca ınsallah bu yorumu görursunuz ben musa bengiilköğretim okulu dan öğrenciniz 1080 aysel büke belki hatırlarsınız sızı bu özel gunde arayıp bulmak ıstedım ınsallah gorursunuz sızı tekrar gormek ısterım bende ogretmenlık okudum sınıf ogrtmenlıgı ve ılk öğretmenımle tekrar gorusmeyı cok ıstıyorum.nasılsınız ıyısınız ınsallah..umarım mesajı gorur cevap alabılırım sızden..gorusemk uzere...

  • şakir   04-11-2010 01:08

    bende annemin yıldırım yaglıcalı olmasından kurur duydum bende yazıyım dedeim bir başkadır yıldırım yaglıcaben küçükken giderdik güz kaldırmayadaglarındadavar göderdikahah nerde simdi kimseler kalmadı haaa ben yıldırım yaglıcalı kara duralinın torunu şakirim özledim köyümü simdi kimsem yok köyde dedem duruga çıkıo esen havayı alacaksın

  • zekeriya uslu   22-06-2010 21:04

    bendeniz zekeriya uslu kazım topuzun torunu köyümün şenliklerine herzaman katılmayı istedim malesef olmadı selam olsun yaşlısında cocuklara büyüklerimin elerinden öperim saygılarımla

  • burhanettin akarsu   06-03-2010 23:50

    ben komşu köyünüzde 1983 - 1986 yıllarında öğretmenlik yaptım.yani yıldırımdemircilerde köyünüzü azçok tanırım. bir kış günüydü faik öğretmenle hacılar gidecektik demircilerden y.örene geldiğimde okulun karşısındaki bir evde iri bir köpek bağlıydı bu köpek ipi koparırsa ne yaparım derken köpek ipi koparmasıyla bana saldırdı elimde sopa olduğu halde köpeğe vuramadım havaya atlıyarak bağırıyordum.faik öğretmen iç çamaşırla yalın ayak koşarak geldi beni kurtardı elimdeki sopayı görünce ya hocam bu sopa elindeyken dedi... güzel bir site açmışsınız sağolun anılarımı hatırlattınız beni tanıyan tanımıyan herkese selamlar o zamanlarki kaptanımız mursel i unutamıyorum....

  • yıldırım çataklı   29-10-2009 19:20

    böyle bir notu yadığınız için çok teşekkür ederim

  • ramazan öztepe   27-05-2009 00:11

    70 li yıllarda tanırım macaracı insanlarıyla hoş bir köy saygılarımla.

  • zafer   14-01-2009 16:12

    s.a.ya çok güzel olmuş ama fotoğrafları biraz daha çoğaltırsanız daha güzel olur diye düşünüyorum.yinede emeği geçen herkese çok tşk.güzel köyümün güzel insanlarına selam olsun... ALLAH'a emanet olun... SLM ve DUA ile...

  • KÜBRA   10-01-2009 20:22

    BEN KÖYÜMDE DOĞMADI ANCAK BEN KÖYÜMÜ ÇOK SEVİYORUM ÖZÜMÜZ SÖZÜMÜZ BİZİM KÖYÜMÜZ

  • mecit   25-12-2008 13:43

    Yıldırım hacılar ve yıldırımörenliler halkından kim daha çok durali ismi varsa durali dede türbeside o köyündür. Hodri meydan.

  • mustafa uyar   02-12-2008 11:45

    ben yıldırımhacılar köyünden durali uyarın oğlu mustafa uyar.gerçektende fatih bey doğru yazmışbu dediğiniz yerler hacılar köyünün yerleridir. yinede yayınlayan arkadaşlara teşekkür ederim.tüm köylülerime ve yakın köylerdeki dostlara selamlar

  • fatma akbal   28-10-2008 21:44

    güzel bir tanıtım olmuş tüm akballara selam

  • fatih gümüş   17-09-2008 20:43

    DURALI DEDE TÜRBESİ YILDIRIM HACILAR KÖYÜNÜNDÜR KİMSE SAHİPLENMESİN

  • durali ğümüş   12-08-2008 15:30

    kölerimizi gezip halkımızı bilişlendirdiniz için önçe teşekür ederi yalnızyıldır ören duralidede türbesi bütün yıldırm bölğesine ayittir türbeyi restore eden de yıldırım örendeğildir bu bilğiyi veren size yanlış bilği veriyor bueksık bilğileri düzeltirseniz sevinirim

  • Ayşegül   27-07-2008 22:24

    HELAL OLSUNN İİ YAPMIŞINIZDAA DURALİ DEDC TÜRBESİ YILDIRIM HACILAR KÖYÜNÜNNN AFEDERSİNİZDEE...

  • Mazlum ÜNAL   10-04-2008 14:53

    Öncelikle İlçemiz köylerinin tanıtımında emeği geçenlere sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum. Tablo baya beni duygulandırdı.Kimleri görüp hatırladım. Saygı değer Nursel (MIZRAK) öğretmenimi saygıyla selamlıyor, ellerinden öpüyorum. Akrabalar ve dostlarımıda selamlıyorum. Güleser teyzeminde ellerinden öpüyorum. Benim yurdumun her köşesinde ayrı yarı güzellikler mevcut. Allah vatanımıza, memleketimize ve milletimize zeval vermesin. Teşekkürler saygılar...Mazlum ÜNAL ([email protected])

  • akif uslu   09-03-2008 01:29

    ben her zaman görüyodum geziyodujm bu sitelerde ama bu yorumları ilk okudum bende bişeyler yazayım dedim ya güsel süper bişey böle köyümüzün gezilmesi tanıtılması peki neden bizim tüm köylülerin buluşabilcegi tanışıp kaynaşabilcegi yorumlarımızın yapılabilcegi uzakta olan köylülerimizni köyümüzün bir fotosunu görüp bu benim köyüm deyipte eski anılarını yat edecegi neden bi sitemiz yok kızılcahamamda sitesi olmayan köy yok ve bu köylerden bicogunun site kurulumunada yardımcı olan ben neden yapmayalım böle bir site neden olmasın ama kim destek veriyor kimse tanıyan tanır allahıma emanet olun saygı ve sevgilerimle

  • AYHAN ÜNAL   02-03-2008 18:26

    SELAM BEN DE BİR YILDIRIM ÖRENLİ OLARAK BU TABLOYU GÖRDÜĞÜME ÇOK SEVİNDİM AYRICA GÜLESER NİNEMİNDE ELLERİNDEN ÖPER TÜM KÖY HALKINA SELAM LARIMI İLETİRİM ALLAHA EMANET OLUN AYHAN ÜNAL

  • özlem ahi   08-02-2008 19:24

    bir zamanlar annem ve babam yıldırım ören köyünde öğretmenlik yaptılar. orada çok güzel anılarımız oldu.güleser teyzeyi asla unutmak mümkün değil bizim için çok değerli bir insan onun burda anlattıklarını görünce bende çok duygulandım. yazmadan geçemedim şuan isim yazamayacağımm çünkü herkesin yeri bizde farklı hepinizi çok seviyoruz sizin köyünüz bizimde köyümüz... TÜM KÖY HALKINA SEVGİLER SAYGILAR...

  • yasemin   08-02-2008 15:03

    Eşim köyüne bakıyordu bende acaba bizim köyünde sitesi varmıdır diye tıkladım çok şaşırdım harika tanıdık yüzleri görmek güzel dogrusu gülseren teyzeyi çoçuklugumdan bende tanıyorum ben seyit hocagillerin torunuyum emeğimize saglık çok güzel bir bağ oldu köyümüzle Allaha emanet olun

  • ahmet yücel ünlü   15-01-2008 23:01

    ben eski muhtar ahmet ünlü nün torunuyum aynı zamanda güleser korkmazın da torunuyum annanemin bu sitede adının geçmesi ve özellikle köyümüzün adının geçmesi çok gurur verici birdurum burdan herkeze çok selam ederim

  • NURSEL MIZRAK   13-01-2008 21:49

    1983-1985yıllarında Yıldırım ören köyünde öğretmen olarak görev yaptım.Güleser ablanın ve oğlunun çok iyiliklerini gördüm.Kızım Ankara Yeni mahallede yatılı ortaokulda okurken gelini ve oğlu ilgilendiler.Güleser abla çok osmanlı temiz tertipli bir bayandı.Resimlerini görünce çok duygulandım.Birlaç kelime ile duygularımı anlatmak istedim.Tüm Yıldırım Ören halkına sevgi ve selamlarımı gönderiyorum.Allaha emanet olun.sSite açıp iletişimde emeği geçenlere de teşekkürler.

  • ALI IHSAN DEMIRCAN   25-12-2007 22:06

    ankaranın bu keşfedılmemış köylerınden yıldırım köylerı ve cıvar köylerın tanıtımının sızlerın gayretıyle yapıldığını görmek çok sevındırıcı sızlerden Allah razı olsun ayrıca köyümüz camı ve derneğının yapılmasında büyük emeğı olan sn dernek başkanımız Hacı Ibrahım Demırcana sonsuz şükranlar ve bu çalışmada yardımını esırgemeyen emeklı müftümüz Necıp Aydın ve tüm yardımseverlerden Allah razı olsun köylerımıze sahıp çıkalım herkese saygılar

  • sebahattin koçak   25-12-2007 12:35

    selam olsun memleketimin güzel insanları bugün burada yaylada bizleri bulyuşturup kucaklaştıran değerli büyüklerim arkadaşlarım hepinizden ALLAH RAZI OLSUN DİYORUM bu güzeliklerin artarak devam etmesini rica ediyorum tabiki bizlerin desteği sizlerin gayretiyle ALLAH yolumuzu açık etsin kolay gelsin

  • Derya ERİKOĞLU"na   24-12-2007 09:31

    Derya abla Semra ben. Nasılsınız? Emeği geçen herkesin eline sağlık çok güzel bi tanıtım olmuş.. Zekeriya Hoca"nın torunu bende ;) Herkese selamlar

  • derya erikoğlu   18-12-2007 20:16

    emeği geçenlerin ellerine sağlık daha güzel anlatılırmıydı diye düşündüm sonra gözümde canlandı çocukluk sonra göz yaşı teşekkür ederim ben kimim diye merak eden olusa Zekeriya Cebecinin torunu

  • RAMAZAN   18-10-2007 23:32

    BEN KOMŞU KÖYDEN DEMİRCİLERDEN MAHMUT UN OĞLU RAMAZAN ÖNCELİKLE KÖYÜMÜZÜ BU ŞEKİLDE TANITTIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ SAYIN BELEDİYE BAŞKANIMIZ ADEM BEYE SAYGILARIMLA ÇOK İYİ BİR BAŞKAN GÖREVİNDE BAŞARILAR

  • yusuf demircan   07-10-2007 13:12

    ben komşu köyden ,,,demircilerden.,, uzun zalifin oğlu yusuf, şu anda istanbul dayım sayın hocam ve erdoğan abi böyle bir tanıtımda bulunduğunuz için sizleri kutluyor ellerinizden öpüyorum...............muhitimizde böyle güzide insanların olması ne hoş.yıldırım havalisine ,dağlarına.taşlarına istanbul dan kucak dolusu selamlar....rn

  • mustafa işler   24-08-2007 18:07

    Bu gezileri antlatıp köylerimizi tanıtanlara sonsuz şükranlarımı sunarım sizler sayesinde köylerimiz tanıyorum eğer yapabileceğim bir yardım olursa sevenirim

Diğer Haberler
MAKALELER YAZARLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


ANKARA

ANKET

YENİ HUKÜMETİ HANGİ PARTİLER KURMALI

Tüm Anketleri Görmek ve Oy Kullanmak İçin Tıklayın