Ana Sayfa  /    /  Yahudiler Mescid-i Aksa’dan Ne İstiyor?
  • Facebook da Paylaş
Yahudiler Mescid-i Aksa’dan Ne İstiyor?
  • 12-02-2007
  • 0 yorum
  • 5540 okunma
Tapınak’ın üçüncü kez inşasının ilk adımı Tapınak’ın temel taşının yerine konulmasıdır. 4,5 ton ağırlığındaki bu taş tapınağın önceki inşalarında da katkısı olduğuna inanılan Alafi Ailesi’nin arazisinden getirilmiştir
Yahudiler Mescid-i Aksa’dan Ne İstiyor?” sorusuna doğru cevap verebilmek için “Siyon İnancı”nı bilmek gerekir. Siyon İnancı’na göre Mesih’in gelmesi için İsrail’in muzaffer olması gerekmektedir. Zaferin gereklerinden birisi Mescid-i Aksa’nın yıkılarak yerine Süleyman Mabedi inşa edilmesidir.

 

Yahudi Siyonistlerin bu inancı benimsediğini herkes bilir; şaşırtıcı olan kimi Hıristiyanların da bu inancı paylaşmasıdır. Hıristiyan Siyonistler, Yahudi Siyonistlerle “Siyon İnancı”nı paylaşırlar. Örneğin Türkiye’de önde gelen evanjelik misyonerlerden Danile Wickwire Tempo Dergisi’ndeki röportajında Mesih’in geliş tarihi için tarih bile vermektedir:

 

Evanjelistlere göre, İsrail'in kuruluşunu gören kuşak ortadan kalkmadan İsa gelmeyecek. Dolayısıyla, İsa, bir kuşak içinde geri dönebilir; çünkü İsrail’in 1948 yılında Orta Doğu'da bir devlet olarak kuruluşunu gören kuşak yavaş yavaş tükeniyor. Şimdi 1948'i, yani İsrail'in kuruluşunu görenlere göre hesaplarsak, ortalama bir insan ömrü 70 sene. 2018 yılına geliyoruz. Kesinlikle tarih koymuyorum, ancak şunu söyleyebilirim ki, yakın bir sürede bir şeylerin olacağına inanıyoruz. Bu neslin İsa Mesih'in geri dönüşünü görme şansı büyük.” [2]

 

Tempo Dergisi’nin objektifinden Daniel Wickwire

 

Şikago’daki North Park Üniversitesi’nde Din ve Ortadoğu Çalışmaları Profesörü olan Donald Wagner, Siyon İnancı’nın yaygınlaşmasında CIA’nın da önemli bir rolü olduğunu vurgulamaktadır. Wagner’in belirttiğine göre bu işte başı çeken Hal Lindsey’in Pentagon, CIA, İsrailli generaller ve Amerikan Kongresi’yle ortak çalışmalar yürütmüştür.[3] Ve nihayet Bush başta olmak üzere Neo-conlar aracılığıyla “Siyon İnancı” Amerika’da iktidar olmuştur.

 

 

Uzun yıllar Kudüs´te çalışan Amerikalı arkeolog Gordon Franz,[4] bu konudaki gözlemlerine dayanak şöyle diyor:

 

“Emin olduğum bir şey varsa, Tapınak´ı yeniden inşa etmeyi hedefleyen Yahudilerin o iki camiyi mutlaka yıkmak istiyor oluşlarıdır. Bu yıkımın nasıl olacağı konusunda kesin bir fikrim yok, ama olacaktır. Yıkacaklar ve burada onun yerine bir Tapınak inşa edecekler. Ne zaman, nasıl yapılacak bilmiyorum ama yapılacak.”[5]

 

 

Yahudiler için Süleyman Tapınağı, "Tanrı'nın Konutu”dur. Ama ne varki bir tür putperest olarak kabul ettikleri Müslümanlar, Süleyman Tapınağı’nın üzerine Mescid-i Aksa’yı inşa etmiştir. Bu duruma göre yapılması gereken “Tapınak Dağı’nın ve Tanrı'nın Konutu’nun Tanrı’ya iade edilmesidir.”[6]

 

Kimi Yahudi grupların bu konuda oldukça acelesi var görünüyor. “Kızıl İnek (Red Heifer) Kutlaması” bu bağlamda çarpıcı bir örnektir. Yahudiler, Tapınak’ın inşası için yapılacak törende beneksiz kızıl bir ineğin” kurban edilmesi gerektiğine inanır. Bir Hıristiyan Siyonist olan Missisipili Clyde Lott’un olağanüstü çalışmalarıyla beneksiz kızıl inek elde edildi. Bu gelişme Siyon Cephesi tarafından “Tanrı’nın Tapınak’ın yeniden inşa edilmesini istediğine dair bir işaret olarak görüldü.[7]

 

 

Sıra Mescid-i Aksa ve Kubbetu’s-Sahra’ya Geldi

 

Tapınak’ın üçüncü inşası için özel çaba içerisinde olan gruplardan birisi Mescid-i Aksa’yı havaya uçurmaya kalkışmıştı. 1980’de “Mabed İnançlıları” olarak bilinen bir Yahudi Örgütü üyesi üzerinde 70 kilo patlayıcı ile Mescid-i Aksa'ya girmeyi başarmış; ama cübbesinin altına sakladığı ağırlıktan bacakları titremeye başlayınca Filistinli bekçiler tarafından yakalanmıştır. İsrailli askerlerin ''Sen ne biçim Yahudisin? Burayı havaya uçurursan bütün İslam ülkelerinin üzerimize çullanacağını bilmiyor musun?'' sorusuna Yahudi saldırgan ''Ben de zaten bunu sağlamaya çalışıyordum.'' diye cevap vermesi de dikkat çekicidir.

 

Söz konusu sabotaj girişi engellenmiş olsa da gelişmeler hiç de iç açıcı değil. Çünkü İsrail resmi kurumları sistematik bir biçimde Mescid-i Aksa ve Kubbbetu’s-Sahra üzerindeki çemberi daraltmaktadır.[8]

 

Tapınak’ın üçüncü kez inşasının ilk adımı Tapınak’ın temel taşının yerine konulmasıdır. 4,5 ton ağırlığındaki bu taş tapınağın önceki inşalarında da katkısı olduğuna inanılan Alafi Ailesi’nin arazisinden getirilmiştir.[9]

 

İsrail Yüksek Mahkemesi, Mabed İnançlıları'nın bu temel taşını Mescid-i Aksa Camii'nin hemen güneyindeki İkinci Mabed kalıntılarına yerleştirebileceği kararını almıştır.

 

İsrail, arkeolojik araştırmalar ve çevre düzenlemesi gibi bahanelerle Mescid-i Aksa üzerindeki çemberi daraltmaktadır. Siyon İnancını benimseyen Hıristiyan Siyonistler de İsrail’e bu konuda sınırsız destek vermektedir.

 

Hulda Kapısı diye bilinen bu alana taşın yerleştirilmesi için çevrenin boşaltılması gerekmektedir. Bu durumda Yahudiler, Kubbetü’s-Sahra’yı yıkacaktır. [10]

 

Yahudilerin Mescid-i Aksa ve Süleyman Tapınağı hakkında duygularını anlayabilmek için tarihte Kudüs’ün ve Süleyman Tapınağı’nın birinci yıkılışına kadar geriye gitmek gerekiyor. Babil Kralı Nebukadnazer[11] Kudüs’ü ve Süleyman Tapınağı’nı yıktıktan sonra Yahudiler sürgünde şu sözlerle hınç depoluyorlardı:

 

“Babil ırmakları kıyısında oturup/ Siyon'u andıkça ağladık; /2 Çevredeki söğütlere/Lirlerimizi astık./3 Çünkü orada bizi tutsak edenler bizden ezgiler,/Bize zulmedenler bizden şenlik istiyor,/ "Siyon ezgilerinden birini okuyun bize!" diyorlardı./4 Nasıl okuyabiliriz RAB'bin ezgisini/El toprağında?/5 Ey Yeruşalim, seni unutursam,/Sağ elim kurusun./6 Seni anmaz,/Yeruşalim'i en büyük sevincimden üstün tutmazsam,/Dilim damağıma yapışsın!
7 Yeruşalim'in düştüğü gün,/"Yıkın onu, yıkın temellerine kadar!"
Diyen Edomlular'ın tavrını anımsa, ya RAB./8 Ey sen, yıkılası Babil Kenti,/Ne mutlu bize yaptıklarını/Sana ödetecek olana!/9 Ne mutlu senin yavrularını tutup/Kayalarda parçalayacak insana!”

 

 

Bu sözlerin herhangi bir kişiye ait olmadığını Yahudi Kutsal Kitabı’nda (Bölüm: Mezmur 137) geçtiğini belirtmek gerek. Elbette bu hınçla dolu olan bir Yahudi Mescid-i Aksa’yı havaya uçurup yerine Tanrı’nın Konutu olduğuna inandığı “Süleyman Tapınağı”nı inşa etmek için elinden geleni yapması dinsel bir misyondur.

 

Siyon İnancı’na Göre Mesih Türklere Karşı Savaşacaktır!

 

Radikal Protestanlar, Kıyamet Savaş’nın Fırat ve Dicle nehirlerine de önemli yer vermektedir. Bu çerçevede Misyoner Daniel Wickwire’ın kıyamet savaşının Türkiye ile ilgisi konusunda verdiği ayrıntı da dikkate değer:

 

“Vahiy kitabında 7 yıl içinde 21 tane felaket yaşanacak diyor. 21 tane felaket peş peşe gelecek. 20’inci felaket ne olacak? Armagedon savaşı. Bu Fırat nehri boşaltılacak. Doğu tarafından gelecek askerler kuru toprak üzerinden, o nehrin kuru yerleri üzerinden geçecekler, Armagedon savaşı için. Armagedon savaşı nerde İsrail’de. Orada Üçüncü Dünya Savaşı patlayacak. İşte o ordular bu savaşa katılması için Fırat nehri boşaltılacak, yani kuruyacak. Ve askerler oradan geçecek. İşte Ortadoğu’daki bu savaşa katılacaklar. İşte İncil bunu vahiy kitabında böyle açıklıyor. Düşünün 50 sene önce bu nehir nasıl boşaltılacaktı biz tahmin edemezdik. Ama şimdi tahmin edebiliriz. Yani artık GAP o koskoca şeyi yaptıktan sonra Türkiye istediği zaman o sular kesilir. Artık bu mümkün oldu.”[12]

 

Öyleyse Siyon İnancı’nın GAP’a olan ilgisini “Kıyamet Savaşı Projesi” çerçevesinde değerlendirmek gerekmektedir. 


[1] Türkiye’de Amerikan Misyonerleri, (Ankara-2006, Bilgi Yayınevi) ve Küresel Vaftiz, (İstanbul-2004, 2. baskı) adlı kitaplarımızdan özetlenmiştir.

[2] Tempo Dergisi, 31.12.2004 

[3] Jane Lampman, Hristiyan Siyonistler, Kehanetin Askerliğini Yapıyor, Çev. Serhat Kara, The Christian Science Monitor, 07 Temmuz 2004 (01.08.2004 tarihli Hisar Gazetesi, www.hisargazetesi.com)

[4] The American Institute of Holy Land Studies (AIHLS) üyesi.

[5] Grace Halsell, Tanrıyı Kıyamete Zorlamak/Armagedon, Hıristiyan Kıyametçiliği ve İsrail, Ankara, 2002, Kim Yayınları, s. 77.

[6] Peter Lorie, Mesih ve Armagedon Kehanetleri, çev., A. Berkeoğlu, İst.- 2004, Truva yay., s. 145.

[7] Lorei, s. 147.

[8] Yahudilere göre burası “Atamız Avraam'ın oğlu Yitzhak'ı kurban olarak Tanrı'ya sunduğu kayanın üzerinde Müslümanlar tarafından inşa edilen ibadet yeri”dir.

[9] Lorei, s. 146

[10] Ayrıntılı bilgi için bkz., Winter 5763 . 2002/2003

[11] Batı’da Saddam Hüseyin’in Nebukadnazer olarak görülmesi dikkate değer. Bir örnek olarak bkz., http://collecties.meermanno.nl/handschriften/nebukadnessar

[12] 10 Şubat 2005 Milli Gazete.

Etiketler : Yahudiler - Mescidi - Aksa’dan - Ne - İstiyor? -
eta saat
eşya depolama
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Haberler
MAKALELER YAZARLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


ANKARA

Instagram
ANKET

YENİ HUKÜMETİ HANGİ PARTİLER KURMALI

Tüm Anketleri Görmek ve Oy Kullanmak İçin Tıklayın