Ana Sayfa  /    /  İran yarın sıra Türkiye'ye gelir
  • Facebook da Paylaş
İran yarın sıra Türkiye'ye gelir
  • 28-02-2007
  • 0 yorum
  • 5444 okunma
İran’ı "haksız yere" nükleer teknolojiden mahrum edildiğini savunan Meclisi Milli Güvenlik ve Dış Siyaset Komisyonu üyesi Hacıbabai, "Eğer İran nükleer teknolojiden mahrum edilirse yarın sıra Türkiye’ye gelebilir" dedi.
İran Meclisi Milli Güvenlik ve Dış Siyaset Komisyonu üyesi Hamid Rıza Hacıbabai, ABD ve bazı Batılı ülkelerin İran’ı "haksız yere" nükleer teknolojiden mahrum etmek istediklerini ifade ederek, "Eğer İran nükleer teknolojiden mahrum edilirse yarın sıra Türkiye’ye gelebilir" dedi.
Aynı zamanda Hemedan milletvekili olan Hacıbabai, AA muhabirinin, Türkiye-İran ilişkileri, terörle mücadele, Şii-Sünni ihtilafı, İran’ın nükleer programı ve muhtemel ABD saldırısı konularındaki sorularını yanıtladı.
Türkiye ve İran’ın, bölgede iki önemli Müslüman ülke olduğunu vurgulayan Hacıbabai, mevcut ilişkilerin iyi durumda olduğunu, ancak bunun iki ülkeyi de tatmin etmediğini söyledi. Hacıbabai, iki ülke ilişkilerini siyasi, kültürel ve ekonomik alanda geliştirmek için çok potansiyel olduğunu ifade ederek, İran olarak ilişkileri daha da geliştirmek istediklerini belirtti.
Hacıbabai, terör örgütü PKK’nın İran’daki kolu olduğu ifade edilen Pejak’ın İran’ın kuzeybatısında Türkiye sınırına yakın bölgedeki faaliyetlerine ilişkin soru üzerine de İran olarak terörle mücadeleyi inanarak sürdürdüklerini söyledi.
Terörle mücadelede bölge ülkeleriyle ikili ve çok yönlü işbirliğine ihtiyaç olduğuna işaret eden Hacıbabai, bölge ülkelerinin güvenlik ve işbirliğini iyi tanımlamaları gerektiğini ifade etti. Hacıbabai, şunları kaydetti:
"Bölge güvenliği, Türkiye, İran, Irak ve diğer komşu ülkeler için eş anlamlı olarak tanımlanmalı. Terörle mücadelede bütün ülkeler ortak hareket etmeliler.
İran bölge güvenliğinin sağlanmasında iddialı, bu mücadeleyi de pratik olarak gösteriyor. Türkiye ile şu anda güvenlik konusunda ikili işbirliğimiz var. İki ülke, biraz daha çalışmayla sınırlarının güvenliğini daha fazla garanti altına alabilir."

"Şİİ-SÜNNİ İHTİLAFI"
Hacıbabai, ABD’nin Irak’ı işgalinden sonra yaşanan süreçte sıkça söz edilen Şii-Sünni ihtilafı konusunda da şunları söyledi:
"ABD, 11 Eylül saldırılarından sonra Müslümanlara saldırma kararı aldı ama başarısız oldu ve yenilgiye uğradı. Müslümanlarla karşı karşıya gelmede başarılı olamayacağını anladı. Bu yüzden kendi Batılı yandaşlarıyla, Müslümanlar arasında, özellike Şii ve Sünniler arasında çatışma çıkarmaya çalışıyor. Bu bir komplo. Şii ve Sünniler yüzyıllarca birbirinin yanında barış içinde yaşadı. Ortada bazı küçük anlaşmazlıklar olabilir, ancak önemli olan birçok ortak noktaya sahip olmalarıdır. Şiiler ve Sünniler arasında anlaşmazlık çıkarma, kesinlikle ABD’nin işi. Müslüman ülkeler olarak bunların giderilmesi için birlikte hareket etmeliyiz."

NÜKLEER PROGRAM
Hacıbabai, Batılı ülkelerle krize yol açan nükleer programa ilişkin de "Ülkenin milli çıkarlarının korunması gerektiğine inanıyoruz. Barışçıl amaçlı nükleer teknolojiyi de kendi kesin hakkımız olarak biliyoruz. Bütün gücümüzü bu hakkı korumak için kullanacağız" dedi.
"ABD, siyonist lobi ve bazı Avrupa ülkeleri psikolojik savaş ve temelsiz iddialarla nükleer programımızı etkilemek ve bizi bundan vazgeçirmek istiyorlar" diyen Hacıbabai, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ancak İran halkı nükleer programı milli bir projeye dönüştürdü. Nükleer program artık petrolün millileştirilmesi gibi bütün İran halkının meselesidir.
ABD bunun için karşı çıkıyor. NPT çerçevesinde uluslararası kurallara bağlıyız ve müzakereden yanayız. Biz nükleer enerjinin barışçıl amaçlı olduğuna inanıyoruz.
Nükleer ve kimyasal silah peşinde değiliz. Bizim askeri doktrinimizde böyle bir şeyin yeri yok.
Niçin bizi nükleer teknolojiden mahrum etmek istiyorlar? Bu, ABD’nin yaptığı bir zorbalıktır. Bugün bize yapılırsa yarın sıra Türkiye’ye gelebilir. Diğer ülkelere de sıra gelebilir. Barışçıl amaçlı nükleer teknolojiden yararlanmak bütün dünya ülkelerinin hakkıdır. Eğer biz bunda başarısız olursak diğer dünya ülkeleri de başarısız olmuş olur. Bu yüzden Türkiye dahil bütün dünya ülkeleri bu krizi aşmada bize yardım etmeli. Eğer destek verirler ve bu krizi aşarsak barışçıl amaçlı nükleer teknoloji hakkı bütün dünya ülkeleri için alınmış olur." Hacıbabai, nükleer faaliyetlerin devam ettiğine ve uranyum zenginleştirme çalışmalarını durdurmadıklarına dikkat çekerek, Natanz nükleer tesisine 3 bin santrifüj kurulması çalışmalarının devam ettiğini, yeni yılda (21 Mart 2007’den sonra) santrifüjlerin yerleştirileceğini umduğunu da kaydetti.

MUHTEMEL ABD SALDIRISI
Hacıbabai, muhtemel ABD saldırısına ilişkin soru üzerine de "ABD’nin kendilerine saldıracağına inanmadıklarını, ancak hazır olduklarını" belirtti.
ABD’nin mevcut koşullarda İran’a saldıramayacağını söyleyen Hacıbabai, "ABD, Irak, Lübnan ve Filistin’de birçok sorunla karşı karşıya. İran’a saldırmak için hiçbir nedeni yok. İran’ın suçu ne? Gerçi ABD neden aramıyor. ABD Başkanı (George Bush) deliye benziyor, ancak ABD’de aklı başında birkaç kişi var. Onlar, İran’ın huzur bulacakları yer olmadığını biliyorlar" diye konuştu.
İran’ın, Saddam Hüseyin zamanında Irak’la 8 yıl savaştığını hatırlatan Hacıbabai, "Bölgede tekrar bir savaş çıkmaması için bütün gücümüzü kullanacağız.
Ama eğer bir gün bize saldırırlarsa kesinlikle dünyanın bütün noktalarında ABD’ye sert yanıt vereceğiz" ifadesini kullandı.

AA
Etiketler : İran - yarın - sıra - Türkiye'ye - gelir -
eta saat
eşya depolama
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Haberler
MAKALELER YAZARLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


ANKARA

ANKET

YENİ HUKÜMETİ HANGİ PARTİLER KURMALI

Tüm Anketleri Görmek ve Oy Kullanmak İçin Tıklayın